1 Eylül 2018 Cumartesi

SİYONİST Rejim ŞEHİT Tarık Yusuf'un Evini Yıktı - Filistin Haber Ajansı

https://filistinhaberajansi.com/israil-sehit-evini-yikti/
https://filistinhaberajansi.com/wp-content/uploads/2018/09/SIYONIST-Rejim-SEHIT-Tarik-Yusufun-Evini-Yikti.jpg

Yerel kaynaklardan edinilen bilgiye göre 20 devriyeden oluşan işgal gücü bu sabah erken saatlerde buldozer ve su tankeri eşliğinde Attara kontrol noktasından yola çıkarak Kuber beldesine baskın düzenledi.


İşgal güçlerinin şehidin ailesine ait evin çevresini kuşatmasının ardından yıkım işleminin başladığı ve evin yerle bir edildiği kaydedildi.


İşgal askerleri belde caddelerinde ve mahallelerinde geniş güvenlik önlemleri alırken, işgal ordusuna ait bir insansız hava aracının da belde üzerinde uçtuğu ifade edildi.



Tarık Muhammed Dar Yusuf, 26 Temmuz’da Kudüs’ün doğusundaki Adam Yahudi Yerleşkesi’nde bıçaklama eylemi gerçekleştirdikten sonra şehit edildi.


Filistinli gencin gerçekleştirdiği eylemde bir yerleşimci hayatını kaybetti ve iki yerleşimci de yaralandı.


Şehit Dar Yusuf’un naaşını henüz ailesine teslim etmeyen işgal güçleri, aileye evinin yıkılacağını bildirmişti.

31 Ağustos 2018 Cuma

ABBAS, Uzlaşıyı Engellemeye Devam Ediyor - Filistin Haber Ajansı

https://filistinhaberajansi.com/abbas-uzlasi-engel-devam/
https://filistinhaberajansi.com/wp-content/uploads/2018/09/ABBAS-Uzlasiyi-Engellemeye-Devam-Ediyor.jpg

Hamdan, Kudüs kanalında yaptığı açıklamada, Abbas’ın uzlaşı için silahların teslim edilmesini ve direnişe son verilmesini şart koştuğunu belirterek, böyle bir şeyin asla olmayacağını ifade etti.


Milli projenin birlik, direniş ve işgalden kurtuluş temelleri üzerine kurulu olduğunu söyleyen Hamdan, Hamas’ın da bu projenin bir parçası olduğunu kaydetti.


Hamdan, Filistin davasını tasfiye etmeyi hedefleyen Yüzyılın Anlaşması’nı ilk kabul edenin Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas olduğunu açıkladı.



Yüzyılın Anlaşması’nın Amerika ve İsrail’in Filistin davasını tasfiye projesi olduğuna dikkat çeken Hamdan, Abbas’ın söz konusu projeye karşı çıkmadığını belirtti.


Kahire’de yürütülen ateşkes görüşmelerine de değinen Hamdan, ateşkes dosyasının Filistin Yönetimi’yle ve Fetih’le alakası olmadığını ifade etti.


Hamdan, Filistin Yönetimi’nin ve Fetih’in Gazze Şeridi’ne uygulanan ablukaya ortak olduklarını söyledi.

HAMAS: Düşmana Karşı Tek Yol DİRENİŞ! - Filistin Haber Ajansı

https://filistinhaberajansi.com/hamas-dusman-tek-yol-direnis/
https://filistinhaberajansi.com/wp-content/uploads/2018/09/HAMAS-Dusmana-Karsi-Tek-Yol-DIRENIS.jpg

Abdulhakim Hanini, işgal mahkemesinin Ramallah’ın batısında yeni bir yerleşkeyi meşrulaştırmasının tehlikeli bir gelişme olduğunu belirterek, bununla Batı Yaka’daki bütün yerleşim alanlarına yasal kılıf geçirmeye zemin hazırladıklarını, işgalciyi caydırmak, yerleşke inşaatını durdurmasını sağlamak, Filistin insanına ve toprağına yönelik saldırganlığını durdurmak içtin tek yolun direniş seçeneği olduğunu söyledi.


Hanini bugün yaptığı açıklamada işgal mahkemelerinin, toprak sahiplerinin aleyhine İsrail’in yerleşkeler aracılığıyla genişleme projelerine hizmet eden kuruluşlar olduğunu hatırlatarak, “bu durum bizim Filistin toprağını çalan bir çete rejimiyle karşı karşıya olduğumuzu gösterir” dedi.



Hanini açıklamasında, işgalcinin bu uygulamalarıyla sözde barış görüşmelerinin yalan olduğunu gösterdiği gibi, iki devlet düşüncesine de inanmadığını ortaya koyduğunu ifade etti.


Halkın yerleşimcilerin Ras Karkar beldesinde yeni bir yerleşim alanı inşa etme girişimlerine karşı gösterdiği direnişi takdirle karşıladıklarını belirten Hamas lideri, halkı eldeki bütün imkânlarla yerleşim planlarına karşı olmaya çağırdı.

Gazze Halkının Bu Cuma Sloganı: YÜRÜYÜŞ DEVAM EDİYOR! - Filistin Haber Ajansı

https://filistinhaberajansi.com/gazze-cuma-slogan-yuruyuse-devam/
https://filistinhaberajansi.com/wp-content/uploads/2018/09/Gazze-Halkinin-Bu-Cuma-Slogani-YURUYUS-DEVAM-EDIYOR.jpg

Gazze halkı Büyük Dönüş ve Kuşatmayı Kırma Yürüyüşleri kapsamında yapılan faaliyetlere katılmak için sınırda kurulan eylem çadırlarına akın etti.



Kaynaklar, Gazze halkının Büyük Dönüş Yürüyüşlerinin 23’cü cuması etkinliklerine katılmak için Gazze sınırında kurulan beş eylem çadırına erken saatlerden itibaren gelmeye başladığını belirtti.


Sağlık Bakanlığı yaptığı açıklamada, şimdiye kadar 120 kişinin yaralandığını duyurdu. Bakanlık yaralılardan bazılarının durumunun ciddiyetini koruduğunu belirtti



Faaliyetlerle ilgili açıklama yapan Dönüş Yürüyüşü Yüksek Ulusal Heyeti, işgalcinin yürüyüşleri başarısız kılma çabalarına meydan okuyan halkın eylem çadırlarına akın ettiğini hatırlattı.


Heyet açıklamasında “işgal altındaki bir halk işgal, saldırı, kuşatma, zulüm ve komplo altında olduğu sürece silahı bir kenara bırakamayacağı gibi bu konudaki öfkesi de dinmemelidir. Hakkını kaybeden, celladından medet uman zarar etmiştir. Hâlbuki onun hakkı celladından daha güçlüdür” ifadesini kullandı.



Bütün halkın tek bir tavır göstererek kuşatmanın ve yaptırımların kaldırılmasını istediğini ve bunun minnet değil doğal bir hak olduğunu belirten Heyet, savaşa hazırlık ve işgale karşı direnişin de işgal altında olan bir halkın hakkı olduğunu kaydetti.


30 Mart’ta başlayan Büyük Dönüş ve Kuşatmayı Kırma Yürüyüşlerinde şimdiye kadar 171 kişi işgal güçlerinin saldırıları sonucu şehit olurken, 18 binden fazla kişi de yaralandı.

24 Haziran 2018 Pazar

LÜBNAN Ordusu İSRAİL'e Ait Verici Buldu - Filistin Haber Ajansı

https://filistinhaberajansi.com/lubnan-ordusu-israil-verici/
https://filistinhaberajansi.com/wp-content/uploads/2018/06/LUBNAN-Ordusu-ISRAILe-Ait-Verici-Buldu.jpg

Lübnan resmi ajansının haberine göre, Lübnan askeri istihbaratı ülkenin güneyinde İsrail işgalinde bulunan Şeba çiftlikleri sınırına yakın Kefr Şuba tepelerinde, İsrail’e ait bir verici tespit etti.



Haberde askerler tarafından imha edilen vericinin Şeba Çiftlikleri’nden 700 metre uzaklıkta bulunduğu belirtildi.


Lübnan-İsrail sınırındaki son durum


İsrail ile Lübnan arasında bulunan mayınlı bölgenin İsrail tarafında, elektrikli teller ile çeşitli gözetleme ve istihbarat sistemleri bulunurken, Lübnan tarafında ise sınır hattını sadece eski dikenli teller koruyor.



Sınır güvenliği Lübnan tarafında ordu güçleri ve Hizbullah militanlarıyla, İsrail tarafında ise gözetleme merkezleri ile sağlanıyor. “Mavi Hat” olarak isimlendirilen ara bölgede UNIFIL’e ait üsler ve devriye araçları bulunuyor.


Mavi Hat, 2000 yılında, İsrail’in Lübnan’ın güneyinden çekilmesi sırasında BM nezdinde belirlenen sınırı ifade ediyor. Lübnan, bu hattın Şeba Çiftlikleri’nin yer aldığı bölgede “uluslararası sınır anlaşmalarına uymadığı” gerekçesiyle itirazını sürdürüyor.

GAZZE'den İngiliz PRENSE Ziyaret Çağrısı - Filistin Haber Ajansı

https://filistinhaberajansi.com/gazze-ingiliz-prens-ziyaret-cagri/
https://filistinhaberajansi.com/wp-content/uploads/2018/06/GAZZEden-Ingiliz-PRENSE-Ziyaret-Cagrisi.jpg

Bağımsız bir kurum olan Konseyin Başkanı Basim Naim yaptığı açıklamada, İngiltere kraliyet tahtı varislerinden Prens William’ın İsrail, Filistin ve Ürdün’e düzenleyeceği gezide Gazze’yi de ziyaret etmesini istedi.



Naim, William’a hitaben “Neden eski İngiltere Başbakanı David Cameron tarafından dünyadaki en büyük hapishane olarak tanımlanan Gazze’yi ziyaret etmiyorsunuz? Bu ziyaret ülkenizin de desteklediği İsrail kuşatmasından kaynaklanan insanlık dramını kendiniz görmeniz için önemli.” dedi.


Cambridge Dükü Prens William’ın 24-28 Haziran tarihlerinde Ürdün, İsrail ve Filistin’i ziyaret etmesi planlanıyor.

ARABİSTAN Veliahdı SELMAN Gizlice NETANYAHU İle Buluştu - Filistin Haber Ajansı

https://filistinhaberajansi.com/arabistan-selman-netanyahu-gorusme/
https://filistinhaberajansi.com/wp-content/uploads/2018/06/ARABISTAN-Veliahdi-SELMAN-Gizlice-NETANYAHU-Ile-Bulustu.jpg

Gazete, Muhammed Bin Selman’ın Ürdün Kraliyet Sarayı’nda ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Kushner’in işgal rejimine yaptığı ziyaret kapsamında Netanyahu ile görüştüğünü, görüşmede ABD Ortadoğu Özel Temsilcisi Jason Greenblatt’ın da bulunduğunu belirtti.



Gazetede haberi köşesine taşıyan siyasi analist İsrailli yazar ise, Muhammed Bin Selman’ın Amman’ı ziyaret eden Netanyahu’yu Kraliyet Sarayı’nda beklediğini söyledi.


İsrailli analist verdiği bilgide, “Durumdan haberdar olan bir dostum bana bu bilgiyi verdi. İki taraf arasındaki görüşmeler Ürdün Kralı Abdullah üzerinden ve o olmadan da devam ediyor” dedi.



Kushner ve Greenblatt; Ürdün, Mısır ve Suudi Arabistan’a yaptıkları ziyaretlerin ardından bazı ülkelerin de destek vermeleriyle Yüzyılın Anlaşması olarak bilinen projeyi hayata geçirmek için Ortadoğu turuna çıkmış ve en son Siyonist Başbakan Netanyahu ile görüşmüşlerdi.


Çarşamba günü aynı zamanda Trump’ın damadı da olan ABD Başkanı’nın müsteşarıyla görüşen Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman, Yüzyılın Anlaşması projesi kapsamında Filistin-İsrail sorununu görüşmüştü.



Son aylarda yayınlanan raporlar ve haberler Suudi Arabistan’ın Amerika’nın Filistin sorununu İsrail’in arzu ve isteğine göre tasfiye etmeyi, Filistin’in az bir toprağı üzerinde bir Filistin devletinin kurulmasını ön gören planına destek verdiğini gösteriyor.


Donald Trump’ın iktidara gelmesiyle basına sızan Yüzyılın Anlaşması’yla Amerika, Filistin sorununu Riyad, Kahire ve Tel Aviv ile birlikte tasfiye etmeyi planlıyor.

YÜZYILIN ANLAŞMASI Yalanının Detayları Netleşiyor - Filistin Haber Ajansı

https://filistinhaberajansi.com/yuzyilin-anlasmasi-detaylar-netlesiyor/
https://filistinhaberajansi.com/wp-content/uploads/2018/06/YUZYILIN-ANLASMASI-Yalaninin-Detaylari-Netlesiyor.jpg

Middle East Eye haber sitesi Jonathan Cook’un kaleminden şunları yazdı: İsrail anlaşmanın fiilen icrasıyla aslında Filistinliler aleyhine ırkçı bir ayrımcılığa başladı.


İsrailli analist Michel Varçofeski Netenyahu’nun Amerika’dan yeşil ışık aldıktan sonra Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te sömürgeci yayılmacılığına devam etmesine ve Yüzyılın Anlaşması projesinin kesinlikle başarısızlıkla sonuçlanacak olmasına dayanarak şunu belirtti: Ancak Netenyahu yine de Trump’ın sunacağı her proje ve stratejiden faydalanacaktır.



Siyonist Rejim Dışişleri Bakanlığı eski yetkililerinden Atisyon, Amerika’nın İsrail’i her açıdan ve kayıtsız şartsız destekliyor olmasına ve rejimin cinayetleri karşısında sessiz kalışına binaen şunları ifade etti: İsrail eskiye oranla daha fazla fiili özgürlüğe sahip ve tam bir güvenle mevcut siyasetlerine devam edecek, zira Trump’ın ona kesinlikle karışmayacağını biliyor.


Haberde Siyonist Rejimin önemli şahsiyetlerinden Yossi Beilin’in doksanlı yılların başında imzalanan OSLO anlaşması hakkındaki görüşlerine değinilerek şunlar kaydedildi: Netanyahu Filistinlilerin kendilerine sunulan kavramlarla uzlaşmayacağını biliyor, sonuç olarak kendisi Yüzyılın Anlaşması önerisini kabul ederek kendisini akıllı ve mantıklı bir şahıs gibi gösterebilir.



Hatta bu detaylar kendisi için kabul edilebilir olmasa da sonunda Filistinlilerin bu projeyi ret edeceğini biliyor ve bu projenin başarısız olması halinde yine Filistinlilerin kınanacağını düşünüyor.


Yüzyılın Anlaşmasının Detayları


Haberin devamında bazı Özerk Yönetim mesullerinin açıklamalarına yer verildi: Amerika’nın bu projesi, İngiliz sömürgesi döneminde resmiyette tanınan işgal topraklarının yarısı yani tüm Filistin topraklarının % 11’ini kapsayan Filistin topraklarının şartlı sınırlarını onlara öneriyor.



Bu proje, Trump tarafından resmiyette Kudüs’ün İsrail’in başkenti olarak tanınmasını ve Filistinli mültecilerin geri dönüş hakkına karşı çıkmayı kapsıyor.


İsrail medyasınıın haberlerine göre, Washington ne zamandır Gazze Şeridi’nin yönetiminin yavaş yavaş İsrail’den Mısır’a devredilmesini ve sonuç olarak tarihi Filistin topraklarında Filistin Devleti kurma fırsatının yok edilmesini amaçlıyor.


Yüzyılın Anlaşması, iki devletli çözüm hakkındaki hiçbir açık taahhüdü kapsamıyor. Zira Trump’ın da önceki açıklamaları bu konunun İsrail’in elini Batı Şeria’nın birçok bölgesinde hakimiyetini yayması için açık bırakacağı yönünde. Bahsi geçen bölgeler, Siyonist yerleşkeleri genişletmek için işgal edilmişti.



Bu haber, Netenyahu’nun Amerikan Büyükelçiliğinin Kudüs’e taşınıp Kudüs’ün Amerika tarafından resmiyette İsrail’in başkenti olarak tanınacağını, geçtiğimiz aylarda mühendisliğini yaptığı Kudüs’ü Batı Şeria ve yakınlarındaki büyük Yahudi yerleşkelerini arttırma yoluyla Yahudileştirme çabaları için su istifade edeceğini ortaya koydu.


Zira bu eylem neticesinde Batı Şeria’da bulunan takriben 150 bin Yahudi yerleşimci Kudüs sakinlerine dönüşecek ve yine işgal altındaki ezici halk çoğunluğunu değiştirmek için başka faaliyetler gerçekleştirilecektir.



Bu İngiliz haber sitesine göre, Trump, Filistinlilere başkent olarak Ebu Dis kasabasını öneriyor, bu kasaba 10 yıldan fazladır ayrım duvarıyla Kudüs sınırlarının dışında kalmış durumda.


Trump’ın Filistinlilere başkent olarak önerdiği bu kasabanın önemli bir bölümü İsraillilerin hakimiyeti altındadır. Ayrım duvarı ile 40 binden fazla nüfusa sahip Mealiye Adumim Siyonist yerleşkesi, Ebu Dis kasabasını kuşatmıştır.


Haberde, Filistinlilerin namaz kılabilmeleri için Ebu Dis kasabasından dar ve şerit halinde Mescid-i Aksa’ya ulaşan bir yeraltı geçidi projesinden de bahsediliyor.

SİYONİST Bakandan GAZZE'ye Saldırı Sinyali - Filistin Haber Ajansı

https://filistinhaberajansi.com/siyonistler-gazze-saldiri-sinyali/
https://filistinhaberajansi.com/wp-content/uploads/2018/06/SIYONIST-Bakandan-GAZZEye-Saldiri-Sinyali.jpg

Siyonist Rejim İç Güvenlik Bakanı Gilad Ardan bugün yaptığı açıklamada, İsrail ordusunun füzeler nedeniyle gelecek aylarda Gazze Şeridi’ne kapsamlı bir operasyon düzenleyebileceğini söyledi.


Öte yandan Yediot Ahranot gazetesi, Hamas’ı yenmenin kolay olmadığını, fakat bunun gerçekleşmesi için İsrail’in her şeyden önce bu örgütü siyasi yönden tuzağa düşürmesi gerektiğini aksi takdirde yeni bir karşılaşmada eski tecrübeleri yeniden yaşayacaklarını yazdı.

İRAN'ın İstihbarat ZAFERİNİ Siyonistler De İtiraf Ediyor - Filistin Haber Ajansı

https://filistinhaberajansi.com/iran-istihbarat-zafer-israil-itiraf/
https://filistinhaberajansi.com/wp-content/uploads/2018/06/IRANin-Istihbarat-ZAFERINI-Siyonistler-De-Itiraf-Ediyor.jpg

Askerî analist Yossi Melman, casusluk iddiasıyla tutuklanan Gonen Segev hakkında Maariv gazetesinde şunları yazdı:



Eski bakan, İran istihbaratına hizmet eden İsrail’deki tek casus değil ve de diğer İsraillilerin de casus olarak hizmet etmeleri için çaba sarf etmiş birisi. Ancak şunu anlıyoruz ki İran istihbaratı, İsrailli eski bir bakanı casusu yapmak konusunda başarılı olmuştur.


Bakan Segev’in güvenlik skandalı, İran istihbaratının İsrail’e karşı elde ettiği yeni bir başarıdır. Çünkü onlar,  Filistin teşkilatlarını İsrail aleyhine kendi hizmetlerinde kullanmayı başarmışlar ve sonuçta eski bir İsrailli bakandan kendi istihbarat menfaatleri doğrultusunda faydalanmışlardır.



İsrail, İran istihbaratının ilk hedefidir. Ancak İranlılar, sadece bilgi toplamakla yetinmemiş ve Hizbullah gibi diğer gruplarla da ittifak oluşturarak operasyonlar yapmışlardır.


İran istihbarat kurumları ayrıca İsrail’e ait elçilikler, konsolosluklar ve sinagoglar gibi dünyanın farklı ülkelerindeki Yahudi azınlıklarla ilgili bilgileri de toplamıştır. Öyle ki herhangi bir intikam operasyonu için bunlardan istediği gibi faydalanabilir.



Tüm bu girişimler beraberinde birçok başarıyı da getirmiştir ki bunların en önemlisi çok sayıda İsrailli Arap ve Yahudi’yi İran lehine casusluk yapmaları için istihdam etmiş olmasıdır.


Bu isimlerden bazıları şunlardır:


1-1995′ de casusluk suçu ile tutuklanmış ve yargılanmış olan Hertzel Rad,


2-1997′ de aynı suçla tutuklanan Yahudi tüccar Nahom Monber,


3-2013’te tutuklanan Haridi Yahudilerinden Yitshak Beringir,



4-El Halil ahalisinden Filistinli Muhammed Muhareme. Bu şahıs,  2017’de İran için casusluk yapmak suçuyla tutuklanmış ve yargılanmıştı,


5-Bakan Segev, 2018’de tutuklandı.


Ancak İran’ın İsrail aleyhine elde ettiği en büyük başarı askerî alanda olmuştur. Zira Hizbullah ve HAMAS gibi askerî kuruluşları İsrail’e karşı operasyonlar gerçekleştirebilmeleri için para ve silahlarla desteklemiştir.



Casus Segev sadece tek başına, İsrail istihbaratına yok edici bir darbe indirebilir ve İran’ın İsrail ile mücadelede başarısı sayılabilir. Bununla beraber Şabak ise Segev’in casusluğundan İran’ın en az faydayı sağlayabilmesi için çaba sarf ederek kendi istihbarat yetersizliğini örtbas etmekle meşgul.


Gonen Segev, 90’lı yıllarda İshak Rabin hükümeti döneminde İsrail’in enerji ve yeraltı kaynakları bakanı idi ve Şabak tarafından iki gün önce İran için casusluk yaptığı iddiasıyla tutuklandığı haberi yayınlandı. Siyonist yayın kuruluşlarının aktardığı bilgiye göre eski bakan 2012’den bu yana İran istihbaratı ile irtibat halinde idi ve iki defa da İran’a yolculuk yapmıştı.